Kore Dizisi Mi?

Blogger tarafından desteklenmektedir.
  • Anasayfa
  • Öneriler
    • Romantik Kore Dizileri
    • Polisiye Kore Dizileri
    • En Güzel Kore Dizileri
    • Diğer
      • Example Menu
      • Example Menu 1
  • Yorumlar
  • Listeler
  • Yeni Diziler
  • Hakkımızda
  • Diğer Yazılar
    • Facebook
    • Twitter

Merhabalar
Birlikte izleyip yorumladığımız dizi olan Be Melo'nun 5. bölümü ile sizlerleyiz. Hatırlamak isteyenler için diğer bölümler:
Be Melodramatic 1. Bölüm
Be Melodramatic 2. Bölüm

Be Melodramatic 5. Bölüm

  • Eslem: Açılışı Jin Joo ile eski sevgilisinin tanışma zamanlarının flashbackleriyle yapıyoruz. Jin Joo yine bildiğimiz Jin Joo, diyeceğini asla esirgemeyen, pat pat söyleyen. O yüzden ilişkileri için ilk adımı atanın Jin Joo olduğunu öğrenmek şaşırtmadı. Şaşırtan şey bu kadar tatlı başlayan bir ilişkinin böylesine kaosa sürüklenmesi. Gittikçe daha çok kavga etmeleri, daha çok barışmaları, kendilerini de karşılarındakini de yormaları... Alışmış kudurmuştan beterdir misali bir türlü bu toksik ilişkiyi bitiremeyip 7 yıl boyunca kendilerine işkence ettiklerini görüyoruz. Bilmiyorum gerçekten böyle ilişkiler var mı? Çok mu zor o alışılagelmişin dışına çıkmak? Dizide bir de kızcağızımız oğlanın 2 sene olan askerliğini de beklemiş. Yani gerçekten yürümeyecek bir ilişkiye ancak bu kadar efor sarf edilebilirdi.




  • Dizinin en sevdiğim yanlarından biri de tam kederli bir konudan bahsedilirken bir anda neşeli bir konuya geçebilmesi. Evde hep birlikte oturmuş Jin Joo'nun aşk geçmişinden bahsederken bir anda kalkıp kulübe gitmeleri on numara hareketti😄👌


  • Kulüpteki komik ama üzücü sahneyi de buraya iliştirmeden geçemeyeceğim. Eun Jung'un erkek arkadaşımla geldim demesi üzdü:( Acaba ne zaman iyileşecek ya da iyileşebilecek mi?


  • Bitmesi gereken bir ilişki daha... Çocuk ayrılalım dememiş miydi siz yine niye yan yana geldiniz ya, tez zamanda ayrılıklar diliyorum size. Ay bir de çocuk kendini suçlu hissediyor kızın bu hale gelmesinden. Bu çocuğun bir alnında ben enayiyim yazması eksik.


  • Words of wisdom tabiiki yine Jin Joo'dan geliyor


  • Ben bu oyuncu kıza bayağı, gereğinden de fazla gıcıktım ama sevmeye başladım gibi. Tabii bunda Eun Jung'un da kızı tatlı bulmaya başlaması bayağı etkili. Düsturum fazlasıyla net: Eun Jung'un dostu dostum, düşmanı düşmanımdır.


  • Menajeri ile olan sahneleri de bayağı komik oluyor genelde. Bknz.


  • Tüm bölüm boyunca Jin Joo'ya sunuma hazır olduğunu söyleyen pdnimciğimiz sunumu bir güzel batırdı. Bana üniversitedeki ilk yıl yaptığım sunumları hatırlattı, ben de böyle direkt sunuda yazılanları okur, kendi hatamı kendim gözler önüne sererdim hey gidi hey😄


  • Ayrıca konusu 30'larındaki üç kadının aşk hayatı ve kariyeri olan Jin Joo'nun dizisi aslında Be Melodramatic mi? Öyle ise Be Melodramatic'in ikinci sezonunun gelme ihtimaline tutunabilir miyiz? Ufak tefek umut kırıntıları...



  • Aşağıdaki sahneyi bu yazı için ekran görüntüsü alırken fark ettim, ah be Jin Joo keşke başka bir şey isteseymişsin 😄


  • Böylece Be Melodramatic 5. bölümünün yorumunu son bir alıntıyla bitirip iyi günler diliyorum.
It was love."
Eslem

Üçümüz de hayatımızın en yoğun dönemlerine girdiğimiz için bölüm yorumları aksadı ve dizi zaman aşınımına uğradı maalesef, mazur görünüz :)








Merhabalar
Kaldığımız yerden devam ediyor ve sizi Be Melodramatic yorumumuzla bırakıyoruz^^
Önceki bölümler:
Be Melodramatic 1. Bölüm Yorumu

Be Melodramatic 2. Bölüm


Fatma: Im Jin-Joo sen ne yapıyorsun!! İkinci bölümde tamamen Jin Joo'ya odaklanıyoruz. İlk bölümde patronuyla olan dialoglarından sonra ikinci bölümde bu dialoglar bir patlama noktasına denk geliyor ve sonunda işten kovuluyor. Öhüm! Hızlı bir giriş yapmadım mı? Hemen baştan alıyorum.

İkinci bölümün bir adı olsaydı bu kesinlikle "Kilo Problemleri" olurdu.
"Harika bir insan olman için pizza, hamburger ve hazır erişte gibi bir sürü abur cubur yemek zorundasın." Bu gibi kurallara hiçbirini esnetmeden, uyduysan insanlar sana etik dedi. 
İkinci bölümde Be Melodramatic, biraz daha giriş bölümlerinde takılmaya devam ediyor, fakat bölümün en can alıcı kısmı sanırım kendi ülkelerinin yemek kültürlerine yaptıkları atıf olabilir. Zira Koredeki insanlar dışarıda yemek yemekten yahut hazır yemek almaktan çok memnunlar. Bu sektör öyle bir gelişmiş ki dünya çapında en bilindik olan noodle'ları hayatımıza soktular diyebiliriz. Zaten bolca noodle göndermesi olan bir bölüm izliyoruz bölüm bitene kadar. Aynı zamanda bir başka nokta da Korelilerin kızarmış tavuk sevmeleri. Bira ile beraber kızarmış tavuk yemeğe bayılıyorlar bu insanlar! Bizim kızlar da hem kilo vermek isterken, hatta diyette olurlarken bunları nasıl bozduklarını komik sahnelerde izliyor oluyoruz. Bolca gülüp eğlendiğimi söylemeliyim. Özellikle yeni çiftlerin oluşmasını böyle gözlerimi kırpmadan izliyor haldeyim.



Yukarıdaki sahnede sanırım kızın tepkisiyle bir kahkaha tufanına girdim. Böyle insanlar cidden çok fazla var. Ne diyebilirim ki... Fakat bu ikisi daha sonra güzel bir kimya yakalayacak gibi duruyor. Bekleyip göreceğiz.

Lee Eun Jung, ise ölen sevgilisinin yasını tutmaya devam ediyor. Tabiki onun hayaliyle konuşarak. Kendisi bir belgesel yapımcısı olması ile zenginleşmiş. Fakat hayatındaki bu ayrılık yüzünden parasını ve zamanını kullanacak ne isteği kalmış ne de gücü. Bu bölümde onu yemek yapmayı denemesiyle görüyoruz. Aslında çok güzel sunumlar yaparak hazırlamıştı fakat beklentiler tam zıttı yöndeydi. Ehehehe sunum artı 10 tat eksi 1.


İkinci bölümde en çok uğraş veren kız ise Hwang Han Joo oldu. Patronlar.... Bu kadar da zor mu gerçekten bir sette çalışmak merak ediyorum. Özellikle de ünlü kişilerin bu kadar kaprisli olduğunu pek düşünmüyorum. Fakat olabilir yani burası Türkiye, orası Kore. Senaryo gereği tavuk yemesi gereken ünlü kızımız ısrarla direniyor ve işin komiği fatura yine Han Joo'ya patlıyor. Alkışşşş. Sabahın köründe tavuk bulması lazım olan Han Joo'nun yeni karakterimiz olan Choo Jae Hoon ile tanışıyor. Tanışma sahnesini ise şu alta koyuyorum çünkü EF-SA-NE!




Be Melodramatic'te gelecek bölümlerde neler olacak gerçekten çok merak ediyorum. Sanırım Age of Youth'a benziyor diye biraz ön yargılıydım fakat bu ön yargımı yıktınız. Tebrikler!

Fatma


Ecrin: Fatma yorumunu okurken aşırı eğlendim ve söylemeliyim ki ben de resmen seninle aynı şeyleri düşünüyorum! Hele bölüm adıyla ilgili - "Kilo Problemleri"- kesinlikle AMA KESİNLİKLE KATILIYORUM! 

image

Açıkçası birinci bölümü izledikten sonra "bir age of youth olamaz yaa" diyip sonuna kadar izlemiş, belki de ikinci bölümü izlemem diye düşünmüştüm. Fakat Fatma ve Eslem sağ olsunlar açıp ikinci bölüme devam ettim. İkinci bölümü izlerken kesinlikle aç olmamanız gerektiğini söyleyebilirim. Çünkü sadece yemek, yemek ve BOLCA YEMEK izliyoruz. Bölüm boyunca kiloyla ilgili gönderme yapsalar da hem Kore mutfağına hem de kızlarımızın hayatına güzel bir şekilde odaklanarak ilerlemişler. 


İlk bölümde devam edersem beğeneceğimi düşündüğüm karakter olan Han Joo'ya bu bölümde gittikçe üzülmeye başladığımı fark ettim. İçlerinde en kötü durumda olan o olmasa bile Han Joo'nun hem bekar olması hem de çocuğuna bakmaya çalışırken bayağı köpek gibi çalıştırılması sinirlerimi bozdu. (burada Ecrin kendine söyleniyor çünkü örnek olarak bir screenshot, sahne koymayı çok istiyor...)

Öte yandan diğer kızlarımızla ilgili gelişmeler (Im Jin-Joo'yla ilgili olan özellikle) bayağı güldürdü. Hiç beklemediğiniz anda hazır cevap olan, sizi eleştiren ama aynı zamanda sizin iyiliğinizi de düşünen birini izledik. Ve bölüm sonlarına yaklaştıkça da kendime sormadan edemedim "bu kadar farklı kişilikler nasıl oldu da bir araya geldiler?" 

Ecrin



Siz izlediniz mi Be Melodramatic'in 2. bölümünü? İzlediyseniz ne düşünüyorsunuz, buyrun yorumlara!^^

   Beraber bölüm bölüm yorumlayacağımız Be Melodramatic'in ilk bölümü ile karşınızdayız sevgili kore severler. Umarım bölümü izleyerek bu yazıya denk gelmişsinizdir. Aksi takdirde hiçbir şekilde SPOİLER YEDİM yorumlarını kabul etmemekteyiz. Anlayışınız için teşekkürler. Gelelim dizimizin ilk bölümüne. Genel itibariyle Age of Youth'a benzettiğimiz Be Melodramatic ilk bölümü ile bizi bir miktar şaşırttı diyebilirim. Yer yer Age of Youth esintileri görsek de farkları ve kendisini öne çıkaran bir takım özellikleri oldu. Gelin yoruma başlamadan önce Age of Youth kıyaslaması yapalım.

 Age of Youth, konu itibariyle kısaca özetleyecek olursak üniversite hayatını yaşayan ev arkadaşlarının sorunlarına değiniyordu. Tahmin edersiniz ki okul problemleri, ev arkadaşlığı sorunları gibi temel birkaç konuya değinirken aynı zamanda da alt mesajları ile bizleri ekranlara kilitlemişti. Peki Be Melodramatic nasıl bir dizi? Okul hayatının bittiği, mezunlar evresinin ve bundan sonraki iş hayatı yolculuğunun da içerisinde olduğu yaşlara geliyoruz bu dizide. Be Melodramatic, izleyiciye hem arkadaşlıkların değerini anlatırken hem de 30'lu yaşların getirdiği sorunları ele alıyor. Bu bakımdan sanki dizilerle beraber adeta büyüyoruz. Age of Youth'da hala öğrenciyken Be Melodramatic'te ise tamamen iş hayatına hatta evliliğe adım atıyoruz. Bu aslında benim için (Fatma) çok güzel oldu. Aynı zamanda diğer blog yazarlarımız (Eslem ve Ecrin) da mezunlar tayfasından!! Biz üç mezun gidip blog açtık. Öhüm! Neyse konudan sapmadan devam edelim. 25-30'lu yaşların dizisi diyebilir miyiz? Yaş bazlı bakmak doğru mu? Tartışabiliriz. Fakat bence keyif alacak kesim tam da 25-30 yaşlardaki insanlar olacaktır. Herkes kendine benzeyen hikayelere tutunmuyor mu?

  Be Melodramatic, ilk bölümde seyirciye karakter tanıtımlarıyla başladı. Bu bilindik bir yöntem aslında. Her karakteri özümseyebilir ve ona göre hikayenin gidişatına bakabiliriz. Gelin kısaca onlardan bahsedelim:


 

















Dizide üç ana karakter bulunuyor aslında. Bunlardan ilki yazar olmaya çalışan fakat bu sektöre yardımcı yazar olarak başlayan Im Jin-Joo (Chun Woo-Hee). Aşk hayatında hüsrana uğramış ve kendisini kariyerine adamaya karar veriyor. Aşkın var olup olmadığını ilk bölümlerde sorgularken karşısına nasıl fırsatlar çıkacağını hep beraber izliyoruz. Çok dobra ve ikinci bölümü de izlediğim için rahatlıkla söyleyebilirim ki izlemesi de çok eğlenceli. Özellikle patronuyla olan dialoglarını toplu bir hale getirip sadece onları izlesek bile yeter. Çünkü bizim kız bayağa bir dişli çıktı! Yürü be kızım! Aynı zamanda vitrinde gördüğü çantayla konuşma sahnesi ve psikiyatristi de bu duruma arka çıkan çanta koleksiyonunu gösterince... Jin Joo bizimlesin kesinlikle!

ne dilediğimize dikkat etmemiz gerek :))

çok tatlısınız'

    Diğer bir ana karakterimiz ise üniversitede çok popüler olmuş fakat daha sonrasında evlendiğinde çocuğuyla beraber yalnız bırakılan Hwang Han-Joo (Han Ji-Eun). Yani bizim tabirimizle çocuğuyla ortada kalmış bir kadın Hwang Han-Joo. Dizinin ilerleyen bölümlerinde tahmin ediyorum ki bir annenin zorluklar karşısındaki dik durma sürecine değinecek. Çalıştığı yerde de kendisini bir hayli zorlasalar da arkadaşları ve yeni tanıştığı tavuk kızartan çocukla (Eehehhe çocuğun ismini unutmuştu. Bence böyle daha tatlı oldu.) üstesinden geleceklerini düşünüyorum.




     Son ana karakterimiz ve belki de bizim daha ilk bölümden kalbimizi deşen bir hayat hikayesi olan Lee Eun-Jung (Jeon Yeo-Bin). Çocukluğundan beri belgesel yapımcısı olmayı hayal eden ve bu hayalinin de peşinden giden Eun Jung, sonunda kendi şirketini açar ve bu sırada ona yardım eden çocuğa aşık olur. Fakat asıl dram burada başlamaz. Bir süre sonra çocuğun hasta olduğunu öğrenir ve çocuk hayatını kaybeder. Buradaki süreci ilk bölümde izleyiciye öyle bir yansıtıyorlar ki... Gözlerimiz bir miktar sulanmadan edemiyor. Bu sahne geçisi aslında tam olarak şöyle oluyor:


     Bir anda kendisini hasta yatağında görüyoruz! Bam! Sonrasında ise hayatı tamamen farklı oluyor. Artık onun halüsinasyonuyla konuşurken buluyoruz. Bu durumu ne zaman sona erecek merak ediyorum. Yani sürekli sevdiği adamı görecek mi yoksa hayatına başka bir erkek girecek mi? Bekleyip göreceğiz. Fakat karakter tam anlamıyla sıkı! Şirketteki çalışanlara tam bir patroniçe olarak gözüküyor. Onun yanında kimse sözünü ikiletmiyor. İşinde başarılı ve zengin olmuş biri olarak karşımızda dursa da parayla saadet olmuyor sözünün somut halini yaşıyor adeta. :(

FATMA


Yeni bir dizi ve yeni bir heyecan! Ki her dizi için aynı heyecanı hissedemeyenler için -benim gibiler el kaldırsın!- heyecanlandığınız dizinin yorumunu yazmak paha biçilemez.

Yukarıda Fatma'nın bahsettiği gibi "Be Melodramatic", Kdrama aleminde çok sevilen hatta iki sezon çekilen Age of Youth'a fragman bakımından ve biraz da konu bakımından benziyor. Bu nedenle diziyi izlemek, ilk bölümü açmak için hızlı davrandım. Şimdi, sizi bilemem -çok sevgili okuyucumuz- ama benim diziye olan beklentim ÇOOOK yüksekti. Ama diziye bir başladım ki gerçek hayatta yüzleştiğim zorlukla yüzleşen üç kadının hayatını görmeye, anlamaya, onları yakından tanımaya başladım. Özellikle bence baş karakter denilebilecek Im Jin-Joo'yu kendime çook benzettim. Gerek duygusal anlamda yıpranmış, gerek iş hayatında olan senarist olmaya çalışan karakterimiz bana kendimi hatırlattı. Dizideki her bir karakteri tanımaya başladığımızda da, resmen her bir karakter için ayrı üzüntü duydum. Genç olmak zor ama yaşlandıkça, yaşımız arttıkça işlerin zorlaşması daha da zor bir durum. Fakat dizideki karakterlerin yaşadıkları bana kalırsa ekstrem örnekler, tabii daha ileriki bölümlerde neler yaşanacağını bilemiyorum. 


Hani bazen bir yemek tadarsınız, arkadaşlarınızın çok övdüğü bir yemektir. Yedikten sonra aklınıza bir tek soru gelir; "Bu yemeği mi yüceltmişler?”. Diziyi belki de sabırsızlıkla beklediğim için izledikten sonra pek sevemedim ve eksik bir şeyler olduğu duygusuna kapıldım. Belki de bu durum dizideki karakterlerin hayatına yakın bakış atmamızdan kaynaklı da olabilir. Fakat diğer yandan diziyi izledikçe beğeneceğimi ve seveceğimi de biliyorum. O yüzden diziyi izleyip göreceğiz diyorum. Şimdiden diziyle ilgili genel bir yorumda bulunmak erken olabilir. Yine de diziye beklentiyle ve de aç mideyle başlamamanızı öneririm. Yoksa bir elinizde hayalkırıklığı diğer elinizde de çok çok aç bir mide olabilir! 
ECRİN



Eslem: Be Melodramatic'i ilk gördüğüm an gözüme kestirmiştim zaten. Afişi çok tatlıydı bir kere, pembeydi!!! Sonrasında konusunun da hayatla mücadele eden bir grup arkadaş olduğunu öğrenince attım kafamdaki izlenecekler listesine. İyi ki de öyle yapmışım.

Sağdan sola doğru okursanız daha anlamlı gelecektir jdslkfj
Kesin team Junghwan kızımız da!<3
Im Jin Joo karakterini çok sevdim, aşkta kaybetmiş, iş hayatında zorlanıyor ama yine de gülümseyebiliyor ve bizi de gülümsetiyor. Dizinin hafif çatlak kontenjanını Im Jin Joo karakteri dolduruyor ve bunu yaparken de çok sevimli oluyor. Arkadaş olmak isteyeceğim türden biri kesinlikle. Ayrıca diğer bölümlerde de böyle mi devam edecek bilmiyorum ama diziyi onun ağzından dinliyoruz. Oyuncuyu ilk izleyişim ve güzelliğine de ayrıca hayran kaldım. Hemen diğer dizilerine de baktım ve Argon'da da ana karakter olduğunu gördüm. İzleneceklere ekledim ama tabi kim bilir ne zaman~~

Hwang Hang Joo ise bekar annemiz. Hayatı gayet güzel ilerlerken yanlış erkek arkadaş, hatta yanlış koca kurbanı oluyor maalesef. Bu kızcağızımıza da acıdım gerçekten, sen üniversite boyunca o kadar popüler ol kimseye yüz verme sonra bencil bir pisliğe aşık ol. Mutfakta eski kocasını televizyonda izlerken ağladığı sahnede kalbim kırıldı benim de... Neyse gençsin güzelsin daha iyisini bulursun diyor ve beni asıl kızımıza geliyorum.

Lee Eun Jung. Belgesel yapımcısı olan kızımız önce bir şirkette çalışmaya başlıyor ancak patronu bana oppa de diye sulanınca beyzbol sopasıyla hakkından çok güzel geliyor ve kendi mütevazi iş yerini kuruyor. Hemen bu iki güzel sahneyi hatırlayalım.

 




 


Ee ne demişler nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. Ellerin dert görmesin Lee Eun Jung.




Çok sevimli değiller mi ya?😄 Ayrıca Çindeki açık tuvaletlerin bu kadar bilinen ve yaygın bir şey olduğunu bilmiyordum, bir kez daha şaşırdım.

Bu mütevazi şirketi kurduktan sonra Koreli olup da zamanında Japon işgalini destekleyenlerle ilgili bir belgesel çekmek için hazırlıklara başlıyor. O dönemle ilgili 1-2 şey izlemiştim daha önceden ama Japon yanlılarının olduğunu bilmiyordum. O dönemi anlatan daha çok şey izleme isteğimi arttırdı bu durum.

Her neyse, belgeseli çekmek için ailesi Japon yanlısı olan bir beyle görüşüyor ve sonra bu bey de belgesel için yatırım yapmayı teklif edince devamında birlikte çalışıyorlar ve tabii bir kdrama kaçınılmazı olarak aşık oluyorlar😄 Çektikleri belgesel de bayağı hasılat yapınca kızımız zengin oluyor, güzel günler birbirini kovalıyor ancak daha sonra oğlanın kanser olduğunu görüyoruz:( Yukarıda Fatmanın koyduğu bu sahne kalplerimizi alıyor ve üzerinde tepiniyor da tepiniyor. Zaten üzgünken bir de Lee Eun Jung'un intihara teşebbüs ettiği sahneyi izleyince ben darmaduman oluyorum. İlk bölümünde ağladığım başka bir dizi hatırlamıyorum Be Melodramatic haricinde.


Böylece Lee Eun Jung'a göz kulak olma amacıyla aynı evde yaşamaya başlıyor kızlarımız ve Eun Jung'un abisi. Lee Eun Jung ölen sevgilisinin hayaliyle konuşmaya başlayınca kimsenin bozuntuya vermemesi de boğazıma oturan bir düğüm oldu. Çünkü arkadaşlarının ölen biriyle konuşması sorun değildi, yeter ki kendisine zarar vermesindi:(

Düşündüğümden daha üzücü olan Be Melodramatic ilk bölümü itibariyle beni kazanmış bulunmakta. Bozmadan devam ederse en sevdiğim diziler listesine adını yazar, hatta kazır o derece.

Siz izlediniz mi Be Melodramatic'i? İzlediyseniz nasıl buldunuz? Yorumlarda bekliyoruz!
Be Melodramatic 2. bölüm yorumunda görüşelim^^


Yeni bir ay, yeni kore dizileri... Yazın son ayı ağustosta bakalım hangi Kore dizileri bizi bekliyor olacak?


Welcome 2 Life (5 Ağustos)

  
Dizi, bencil ve sadece kazanmayı umursayan bir avukat olan Lee Jae Sang'ın (Rain) bir araba kazası sonucunda gözlerini paralel bir evrende açmasını ve iki farklı hayatla başa çıkmasını konu almaktadır.

Eslem: Şu an yaşadığım aydınlanmayı da hemen paylaşmak istiyorum. Dizinin adını yazarken tam "Neden doğru düzgün Welcome to Life yazmak yerine Welcome 2 Life yazıp çirkinleştiriyorlar diye düşünüyordum ki adamın iki hayatının olmasına kelime oyunu yaparak gönderme yaptıklarını fark ettim. Vay be koreli jakkanimler düşünüyorlar cidden. Ama bu hala adının çirkin gözüktüğünü değiştirmez.

Fatma: Eslem'in yorumunu okurken bir gülme gelmiyor mu sizlere de yaa. Canım sakin ol ve diziye odaklanalım. Öhüm! (Haklısın bence de kötü bir görüntü oluşturuyor.) Korelilerin bu türde oldukça güzel yapımları mevcut o yüzden daha fragmanı izlemeden bile izlenme listeme attım. Lütfen beni haklı çıkarın. Love you. *.*

Ecrin: Ahahahaha dizinin adının çirkin olduğuna ve de sinir bozucu bir poster yaptıklarına kesinlikle katılıyorum! Ama nedense konusu aşırı ilgi çekici geldi. Nedense bu diziyi izledikçe, bölümler ilerledikçe hem karakterlere aşık olucakmışım hem de deli gibi üzülüp/ağlayacakmışım gibi hissetim.Ah bir de romantiklik eklense *-* Tam istediğim her şeye sahip olacak!

Let Me Hear Your Song (6 Ağustos)

  
Dizi, bir timpanist olan Hong Yi Young (Kim Sejeong) ile piyanist olan Jang Yoon'in (Yeon Woo Jin) bir cinayeti çözmeye çalışmalarını konu almaktadır. Hong Yi Yong cinayete tanık olmuştur ancak hiçbir şey hatırlamamaktadır ve ayrıca insomniası vardır. Gizemli biri olan Jang Yoon, insomniasına yardımcı olmak için onu her gece aramaktadır.

Eslem: Cinayet falan normalde dizilerde çok ilgi alanıma girmez ama ta Produce 101 zamanından beri sevdiğim Kim Sejeong işin içine girince durum değişiyor tabii ki. Ayrıca T-ARA grubundan Jiyeon'un da 3 yıl sonraki ilk dizisi. Bir şans vereceğim büyük ihtimalle.

Fatma: Ana karakterleri hiçbir yerde izlememiştim. Fragmandan ve konu özetinden anladığım kadarıyla biraz komedi biraz da macera türünde bir dizi bizleri bekliyor.

Ecrin: Ay ilk postere baktım, fragmanı izlemeye başladım ve dedim ki "aha bu benim dizim!!" sonra cinayet olayına girince bir tüylerim diken diken olmadı değil. Sonradan fragmanı bile nasıl kapattığımı bilemedim. Yalnız T-ARA grubu ve Jiyeon'u severim, sırf Jiyeon için bile izleyebilirim!!!


EVERYTHING AND NOTHING (5 Ağustos)

Dizi, 17 yaşlarındaki iki gencin sıkıntılı büyüme sürecini konu almaktadır.

Eslem: Kendime acı çektirmek istediğim bir günde izleyebilirim belki neden olmasın? Zaten mini dizi olduğu için 4 bölümcük.

Fatma: Tamamen duygusal bir dizi. Bence kesinlikle sonbaharda izlenmeli. Fragmandan da hoş bir dizi izlenimi verdi. Listeme ekledim!

Ecrin: KESİNLİKLE SİZİ KATILIYORUM! Sonbaharda açıcaksın böyle bu diziyi, arkadan serin serin hava esiyor olucak, böyle pofuduk çoraplar ayağında, elinde de kahve ve yağmur yağıyor olucak. Tüm bunlara eşlik edecek dizi de kesinlikle Everythink and Nothing...


THE NAKED DIRECTOR (8 Ağustos)

 
  1980'lerde kurulan  "Zenra Kantoku", AV direktörü Toru Muranishi ve     etrafındakilerin hikayesini anlatıyor.

 Fatma: Bir Netflix yapımı Kore dizisi daha. Evet, genelde güzel oluyorlar.     Ben hiç hayal kırıklığı yaşamadım. Fakat sanki bunu sevmeyecekmişim gibi   bir izlenime kapıldım. Bilemiyorum. İzleyip göreceğiz.

 Ecrin: Fatma ben de nedense seninle aynı şeyleri hissediyorum. İçimden bir ses "beğenmeyeceksin Ecrin boşuna tıklayıp diziyi açma bile" diyor..



BE MELODRAMATIC (9 AĞUSTOS)

  Dizi; 30'larında olan Im Jin Joo, Lee Eun Jung ve Hwang Han Joo adındaki yakın arkadaşların iş yaşamı ve özel hayatları arasında denge kurmaya çalışmalarını konu almaktadır.

Eslem: Hem jTBC yapımı hem arkadaşlık konulu hem de posteri pespembe! Ben varım!!!

Fatma: Direkt aklıma Age of Youth geldi. Çok özledim!!! Aynı tadı verir mi? Çakması mı? Kafamda deli sorular...

Ecrin: Gerçekten kapağı insanı bir çekiyor, izleyesiniz yoksa bile izlettirir resmen o cinsten. Ama Age of Youth'a benzer mi bilemedim..Ay inşallah bir güldürürler bir keyfimizi yerine getirirler. Tam böyle bir diziye ihtiyacım var!

GRACEFUL FAMILY (22 AĞUSTOS)

  Dizi, MC Grup'un varisi olan güzel ve zeki Mo Seok Hee (Im Soo Hyang) ile küçük davalarla uğraşan bir avukat olan olan Heo Yoon Doo'nun (Lee Jang Woo) birlikte Mo Seok Hee'nin annesinin ölümünü aydınlatmaya çalışmalarını konu almaktadır.

Eslem: Im Soo Hyang çekici görünüyor ama... pas diyeceğim.

Fatma: Yorum yok. -.- Beni açmıyor bu diziler galiba...

Ecrin: Eh ortak bir zevkimiz var demek ki..



LOVE ALARM (22 AĞUSTOS)

   
Dizi, aşk üçgeninde kalmış gençlerin yeni bir uygulama sonrasında iyice karışıklaşan ilişkilerini anlatmaktadır. Bu yeni uygulama kişiyi 10 metre yakınında ondan hoşlanan biri varsa uyarmaktadır.

Eslem: 8 bölümlük mini bir dizi olmasından dolayı ve ayrıca Netflixte yayınlanacağı için rahat takip edebilirim gibi geliyor. Dizinin erkek oyuncuları pek şeker, varım!

Fatma: Başroldeki kızı daha öncesinde Bring It On, Ghost (Let's Fight Ghost) dizisinde izlemiş ve bayılmıştım. Eğlenceli bir dizi bence ben de varım Eslem! Bu arada Netflix yavaş yavaş Kore televizyonlarını ele geçirmiyor mu sizce de?

Ecrin: İlk dizinin fragmanını izlediğimde "vov, evet evet!" dediğimi hatırlıyorum. Bu yazıyı yazarken tekrar bir açtım, izleyeyim taze taze yazayım diye ama nedense içimden bir şey bu sefer de "hayır, hayır..." dedi. Dizinin ilk bölümünü izledikten sonra bakıcam...Yalnız Bring It on Ghost'taki oyunculuğu gerçekten iyiydi Fatma!


CATCH THE GHOST (26 AĞUSTOS)

   
Dizi, otizmli kaybolan kardeşini bulmak için metro polisi ekibine katılan Yoo Ryung (Moon Geun Young) ve dedektif olan Ko Ji Seok (Kim Sunho) etrafında dönmektedir.

Eslem: Kim Sunho'nun sonunda başrolü kaptığını öğrendiğimde çok sevinmiştim ama polisiye olmasından dolayı çok sıcak bakamıyorum diziyi. Yine de dizi hakkında güzel şeyler duyar, görürsem izlerim büyük ihtimalle.

Ecrin: Nedense Koreliler'in bu tarz yapımlarını pek izleyemiyorum. Benden kaynaklı mı değil mi......




STRANGERS FROM HELL (31 AĞUSTOS)

Dizi, küçük bir kasabadan çalışmak için Seul'e gelen bir gencin ucuz bir apartman dairesi tutmasıyla başlar. Lavabo ve mutfağın ortak kullanıldığı bu apartmanda komşular da çok şüpheli davranmaktadırlar.

Eslem: İşte heyecanla beklenilecek bir dizi! Kadroda Lee Dong Wook'un olması da bonus tabii ki<3

Fatma: Waoww! Aşırı merak ediyorum senii. Tamamen gerilim dolu bir dizi. Ama aynı zamanda da sanki ufaktan komiklik de var. Sankiii öyle ya. ;)




Ağustosta yayına başlayacak dizilerimiz böyle, sizin ilginizi çekenler hangileri peki? 
Yorumlarda bekleniyorsunuz^^

Kaynak: dramaswithasideofkimchi
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

BİZ KİMİZ

Kore dizileri hakkında dedikodu etmeye gelmiş birileri.

İzleyiciler

Kategoriler

  • Dizi Haberleri
  • Dizi Yorumu
  • Hakkımızda
  • Kore Dizileri
  • Yeni Kore Dizileri

En Çok Okunanlar

  • Love Alarm Yorumu
    Merhabalar Çok yeni çıkan bir diziyi, Love Alarm 'ı hemencecik izledim ve hazır düşüncelerim tazeyken sizle de paylaşmak istiyorum....
  • YORUMLUYORUZ: Be Melodramatic 1. bölüm
       Beraber bölüm bölüm yorumlayacağımız  Be Melodramatic 'in ilk bölümü ile karşınızdayız sevgili kore severler. Umarım bölümü izl...
  • The Most Common Date / Crazy Romance (2019) Geliyor!
    Çok heyecanlı bir haberle karşınızdayım! Heyecanlı bir haber çünkü benim çok sevdiğim K-Drama oyuncularından biri olan Kong Hyo-Jin...
  • İlk Bakışta: Strangers From Hell
    Yeni yazı dizimiz olan İlk Bakışta 'ya hoş geldiniz. İlk Bakışta yazılarında ilgimizi çeken dizilerin ilk bölümlerini izleyip düşüncele...

INSTAGRAM

Blog Arşivi

  • Eylül 2025 (1)
  • Ocak 2024 (1)
  • Ağustos 2021 (2)
  • Mayıs 2020 (1)
  • Nisan 2020 (2)
  • Ocak 2020 (1)
  • Aralık 2019 (2)
  • Eylül 2019 (5)
  • Ağustos 2019 (9)

Bize Yazın!

Ad

E-posta *

Mesaj *

Copyright © 2016 Kore Dizisi Mi?. Created by OddThemes & Free Wordpress Themes 2018